Şu cümleler Nâzım'a ait: "Ne lüzumsuz kavgalar etmişiz ne gereksiz hapislere düşmüşüz. Ne yapmışız yani? 'Beyanname'yi kim yazdı?' diye birbirimize girmişiz. Sonra da büyük bir iş yapmışız gibi senelerce hapiste çürümüşüz." "Abdülhak Hâmid sanat ve edebiyat gelişmelerini öyle bir anlattı ki cehlimi duydum." "Bizden öncekileri inceleseydik bir sürü zahmete boşuna katlanmazdık."
... Atatürk onu çağırtmış da o "Ben Deniz Kızı Eftelya değilim." demiş güya. Hasan İzzettin Dinamo bunu kendisine sorunca Nâzım şöyle der: "Ben aklımı peynir ekmekle mi yedim ki bunları söyleyeyim!" Ama birilerinin 'Nâzım Efsanesi'ne ihtiyacı vardı. Bu oyun sürdükçe biz de 'Nâzım Gerçeği'ni bütün yönleriyle yazmaya devam etmek görevindeyiz.
İdeolojik sebebin kullandığı en etkili silah, "kasden küçültüyorsunuz" ithamıyla bir kompleks oluşturarak "hakkı teslim" edasındaki en haksız en iğreti dengeleme onaylarını elde etmektir. Böyle bir anlamsız, bilgisiz, şuursuz onaycılık tavrı, Nâzım'ın yahut herhangi birinin "insan olma" payına duyulması gereken asgari saygıya da aykırı bir samimiyetsizliktir.
Yayın No-17 (1. Baskı)
NÂZIM DOSYASI
Edebiyat–Düşünce–Tenkid
(Ahmet SELİM)
Edebiyat-Araştırma-1
975-8578-18-9
291 sayfa
|